TCMB analizleri kapsamında sektörümüzün 2025 yılı verileri Birliğimizce değerlendirilmiş olup öne çıkan sonuçlar aşağıda bilgilerinize sunulmaktadır.
Genel Görünüm: İncelenen firma sayısı %3,6 artışla 1.327’ye ulaşırken, sektörde 24.417 kişi istihdam edilmiştir. Aktif toplamı TL bazında %14,1 artışla 206,8 milyar TL’ye çıkmış; buna karşılık öz kaynaklar %1,1 azalarak 84,7 milyar TL’ye, öz kaynak/aktif oranı ise %47,3’ten %41,1’e gerilemiştir. Ortalama USD kuru esas alındığında aktif toplamı %5,1, öz kaynaklar ise %17,8 küçülmüştür.
Ölçek Yapısı: Firmaların %88,2’si mikro ve küçük ölçekli olmakla birlikte bu işletmeler satışların yalnızca %12,5’ini gerçekleştirmektedir. Buna karşılık yalnızca 21 büyük firma, toplam firma sayısının %1,6’sını oluşturmasına rağmen satışların %64,1’ini gerçekleştirmektedir. Orta ölçekli firmaların satışlardaki payının %23,4’e ulaşması ise sektörün ölçek yapısındaki dikkat çekici gelişmelerden biridir.
Satışlar ve Kârlılık: Net satışlar TL bazında %1,4 artarak 165,7 milyar TL’ye yükselmiş; ancak yıllık ortalama kur üzerinden USD karşılığı %15,7 azalarak 4,20 milyar USD’ye gerilemiştir. Yurt içi satışlar TL bazında %4,3 ve USD bazında %20,5 azalırken, yurt dışı satışlar TL bazında %57,4, USD bazında %30,9 artmıştır. Böylece yurt dışı satışlar, iç pazardaki daralmaya karşı sektörün en önemli denge unsuru olmuştur.
Kârlılık tarafında ise belirgin bir bozulma yaşanmıştır. Sektör, 2024 yılındaki yaklaşık 356 milyon USD net kârdan, 2025 yılında yaklaşık 16,6 milyon USD net zarara dönmüştür. Faaliyet kârı USD bazında %39,8 gerilerken, faaliyet kâr marjı %13,5’ten %9,2’ye, öz kaynak kârlılığı ise %14,8’den %4,4’e düşmüştür.
Finansman ve Likidite: Finansman giderleri TL bazında %54,8, USD bazında ise %28,7 artmıştır. Toplam sektör riski %46,2 artışla 79,7 milyar TL’ye ulaşmış; kur etkisine rağmen USD bazında da %21,6 artmıştır. Toplam sektör riskinin net satışlara oranı %33,4’ten %48,1’e yükselirken, likidite göstergeleri de zayıflamış ve asit-test oranı %94,8’e gerileyerek %100’ün altına inmiştir.
Sonuç olarak 2025 yılı, yurt dışı satışların güçlü performansına rağmen iç pazar daralması, yükselen faaliyet ve finansman giderleri, artan borçluluk ve zayıflayan likidite nedeniyle sektörün finansal görünümünün belirgin biçimde bozulduğu bir yıl olmuştur. TL bazındaki nominal göstergeler kur etkisiyle birlikte değerlendirildiğinde; sektörün net satış, aktif büyüklüğü, öz kaynak ve faaliyet kârı gibi temel göstergelerde USD bazında küçüldüğü görülmektedir.
Toplam makine sektöründe 2025 yılı görünümü sektörümüze kıyasla daha olumlu seyretmiş; net satışlar yıllık ortalama kurla 38,5 milyar USD’ye ulaşarak %6,9 artmış, net kârlılıkta da belirgin toparlanma görülmüştür. Bununla birlikte faaliyet kârındaki USD bazlı artışın %1,5 ile sınırlı kalması, öz kaynak/aktif oranının %53,2’den %49,5’e gerilemesi ve toplam sektör riskinin USD bazında %22,1 artarak 9,75 milyar USD’ye yükselmesi, finansman tarafındaki baskının devam ettiğini göstermektedir. Özetle makine sektörü 2025’te satış ve kârlılık açısından büyümeyi sürdürmüş, ancak bu büyümeye artan borçluluk ve zayıflayan finansal yapı göstergeleri eşlik etmiştir.












